Anasayfa / İnternet / Balkanlar’daki Bir İletişim Konferası’ndan…
Balkanlar’daki Bir İletişim Konferası’ndan…

Balkanlar’daki Bir İletişim Konferası’ndan…

Sivil Toplum Örgütleri İçin Teknik Destek Projesi (TACSO) ev sahipliğinde gerçekleştirilen “STÖ’ler ve İletişim Kanallarının Kullanımında İyi Örnekler Konferansı” 5-6 Kasım tarihlerinde Üsküp’te gerçekleştirildi. Balkanlar ve Türkiye’den sivil toplum katılımcılarının yanında konunun uzmanları da çeşitli atölyeler ve sunumlar gerçekleştirdi.

Bölgedeki sivil toplum örgütlerinin deneyimlerini öğrenmek, karşılıklı dersler çıkarmak ve ilham almak tarifsiz keyifliydi. İncelenecek, yapılacak, denenmeli etiketleriyle dolu toplantı notlarıyla geri döndüm.

Balkanların yaşadığı deneyim, yakın tarihteki savaş ortamı ve geçirdikleri hızlı dönüşüm süreçlerinin etkileri sebebiyle aslında Türkiye ile Balkan ülkelerinin sivil toplumunun dert ettikleri de birbirlerinden oldukça farklı görünüyor ilk başta. Bu farkı olumsuz bir etken olarak özellikle belirtmiyorum, yeniden kuruluş süreçlerinin tamamı daha az önyargı ile başladığı için bir kentin sokak festivalini örgütlemek veya savaşta kaybolanların izini sürmek için başlayan örgütlülükler daha yenilikçi, açık ve fikren genç olabiliyor. Biz ise sahip olduğumuz bakiyeyi bir barış durumunda sıfırlayamamaktan kaynaklanan geniş bir bagajla hareket etmek durumunda kalabiliyoruz.

Konferansta STGM’nin yürüttüğü, bir parçası olduğum Bizsiz Anayasa Olmaz Kampanyasısunumunu yaparken öncelikle 12 Eylül darbesi ve Türkiye’deki anayasalar hakkında üç slayt harcadım. Kıymetli zamandan bu tarihsel parçayı çeksem kampanyanın koşulları ve ulaşmak istediğimiz hedefleri yeterince ifade edemeyebileceğimizden çekindim. Yapılan diğer sunumlar ise böylesi bir tarihsel arka plan verme gereği duymuyordu ve aslında sıklıkla “ilk kez yapılan” vurgularıyla doluydu. Deneyimi ifade etme tarzı bile aradaki farkı bize işaret ediyor.

Yeni medyanın kullanımında araçlar anlamda Twitter’ın Balkanlar’da çok daha az kullanıldığını duymak ilginçti. Aslında politik anlamda pek çok çelişkiyi barındıran ülkeler için Twitter çok popüler bir mecra olabilirken buralarda bir grup profesyonelin ve şöhretin olduğu bir mecra. Muhtemelen savaş sonrası politikayla yeni neslin arasına koyduğunu düşündüğü mesafeyle de ilgili bir durum. Bunun dışında diğer tüm araçlar ve bunlarla beraber görünür olma çabaları oldukça benzerdi.

Facebook’un yeni algoritmasıyla beraber bir sayfanın görünür olmasının zorlaşması, gönderi reklamı, sayfa promosyonu yapmanın eninde sonunda gelip kendini dayatması paylaştığımız sıkıntılardandı. Kendime aldığım en önemli not ise bir süredir ihmal ettiğim Instagram’ı biraz daha fazla çözümlemek. Paylaştıkları verilerde Instagram’ın etkileşim oranlarının yüksekliği örgütlerin hedef kitlesine ulaşmak için daha önemli bir araç haline getiriyor bu mecrayı.

Konferanstaki tüm sunumları TACSO önümüzdeki günlerde web sitesinde yayımlayacak. Ben de buradan mutlaka duyuracağım.

***
Yeni Medyadan:
Sıklıkla, yetişkinler için yeni medyanın gündelik hayattan daha tehlikeli olmadığını vurgulamaya çalışıyorum. En çok üzerine kafa yorduğumuz taciz gibi konularda yeni ve umut veren bir girişim var: Women Action and The Media. İnternet kullanıcılarının yüzde 73’ünün çevrimiçi ortamda birinin tacize maruz kaldığına şahit olduğunu; yüzde 40’ının ise çevrimiçi tacizi şahsen deneyimlediklerini belirttiğini göz önüne alırsak girişimin önemi daha da öne çıkıyor. Konuyla ilgili ayrıntılı bilgiye buradan ulaşabilirsiniz.
Bu yazı, 13 Kasım 2014’te Proje Panosu’nda yayımlandı. 

Yoruma kapalı.

Scroll To Top